
Chp Grup Başkanvekili Hamzaçebi'nin Basın Toplantısı
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter'in adının bir dizi filmde kullanılmasıyla ilgili, "Ben bu hakaret içeren dizideki durum nedeniyle ilgili televizyon kuruluşunu Sayın Nur Serter'den özür dilemeye ve durumu düzeltmeye davet ediyorum. Sayın Nur Serter'in kırılan gururunu, incinen onurunu bu özür telafi etmeyecektir. Ama bu özür toplumdaki nefret söyleminin kökleşmesini en azından belki bir nebze önleyebilecektir" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter'in adının bir dizi filmde kullanılmasıyla ilgili, "Ben bu hakaret içeren dizideki durum nedeniyle ilgili televizyon kuruluşunu Sayın Nur Serter'den özür dilemeye ve durumu düzeltmeye davet ediyorum. Sayın Nur Serter'in kırılan gururunu, incinen onurunu bu özür telafi etmeyecektir. Ama bu özür toplumdaki nefret söyleminin kökleşmesini en azından belki bir nebze önleyebilecektir" dedi.
Hamzaçebi, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin son yıllarda 'nefret söylemi' ve 'nefret suçu' olmak üzere iki yeni kavramla tanıştığını ve toplumu bölen, belli kesimleri, zayıfı, güçsüz olanları, azılıktakileri ötekileştiren ve mahkum eden bir anlayışla karşı karşıya olduğunu iddia etti. Hamçazebi, bazı medya kuruluşlarının da nefret söylemine katkıda bulunduklarını savunarak, bunun üzüntü verici olduğunu söyledi. Medyanın demokrasilerin çok önemli bir kurumu olduğunu ve temel
görevinin halkın haber alma özgürlüğünü yerine getirmesi olduğunu söyleyen Hamzaçebi, "Ancak medya bu amacını yerine getirirken, kendisini iktidar yanında konumlandıran bazı medya kuruluşları çok farklı söylemlerde bulunabilmektedir; nefret söylemini yükselten söyleme katkıda bulunabilmektedir" diye konuştu.
Bir televizyon kanalındaki dizi filmde Nur Serter adının 'toplumca kabul görmeyen, toplumun eleştireceği bir role yerleştirmek' suretiyle ötekileştirdiğini savunan Hamzaçebi, "Sayın Nur Serter'e bu dizide açıkça hakaret edilmiştir. Bunu insanlık adına kınıyorum. Sayın Nur Serter'i milletvekili kimliği nedeniyle, CHP milletvekili olması nedeniyle, düşünceleri nedeniyle eleştirebilirsiniz. Bu düşüncelere karşı çok sert eleştiriler yapabilirsiniz ama hiçbir zaman bir kişinin düşüncelerine karşı olmak,
karşıdaki kişiye, hele bu medya kuruluşuysa ona, hakaret etme hakkı vermez. Bu dizide Sayın Nur Serter'i hakaret edilmiştir. Ben ilgili televizyon kuruluşundan Sayın Nur Serter'den ve toplumdan özür dilemesini talep ediyorum. Bu özür yapılmalıdır. Sayın Nur Serter'in kırılan gururunu, incinen onurunu bu özür telafi etmeyecektir. Ama bu özür toplumdaki nefret söyleminin kökleşmesini en azından belki bir nebze önleyebilecektir. İlgili televizyon kuruluşunu kınıyorum. Böyle bir dizi, Sayın Nur Serter'in bu
şekilde konumlandırıldığı bir dizi olamaz. Bu açıkça Sayın Nur Serter'i hedef almış bir dizidir. O rol Sayın Nur Serter'i hedef almıştır. Bunun bir tesadüf olması mümkün değildir. Sayın Nur Serter'in isminin kamuoyunca bulunuyor olması nedeniyle dizideki bu rol tesadüfi olamaz. Ben bu hakaret içeren dizideki durum nedeniyle ilgili televizyon kuruluşunu Sayın Nur Serter'den özür dilemeye ve durumu düzeltmeye davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Hamzaçebi, bir soru üzerine, Serter'in kendi hukukçusuyla konuyu hukuki yönden değerlendirdiğini ve yasal haklarını kullanacağını belirterek, partilerine yönelik bir tutum var ise bunun da ayrıca parti hukukçuları tarafından değerlendirileceğini söyledi.
"12 YILLIK KESİNTİSİZ EĞİTİM TEKLİFİ, HÜKÜMET TASARISIDIR"
AK Parti Grup Başkanvekillerinin imzasıyla 12 yıllık kesintisiz eğitimle ilgili kanun teklifini de değerlendiren Hamzaçebi, CHP'nin de 8 yıllık zorunlu eğitimin süresinin uzatılmasını savunduğunu, ancak AK Parti'nin bu teklifinin CHP'nin savunduğu projeyi desteklemediğini söyledi. Hamzaçebi, "Onlar görünüşte bu süreyi artırır gibi bir düzenleme yaparken, öte taraftan bu süreyi parçalara bölerek bir başka uygulamanın kapısın aralamaktadır. Konuyu bizim Milli Eğitim Komisyonu üyelerimiz
değerlendirmektedir. Çıkan raporu CHP görüşü olarak kamuoyu ile paylaşacağız" dedi.
"Son dönemde AK Parti'nin hükümet tasarısı değil, milletvekili teklifi ile değişiklik düzenlemelerini Meclise getirmesini" nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Hamzaçebi, "Bu ilginç bir tutum. Önemli konular hükümet tasarısı olarak gelmiyor. Zorunlu eğitim de hükümet tasarısı olarak gelmemiştir . Normalde bu kadar önemli bir konunu hükümet tasarısı olarak gelmesi gerekir. Beş grup başkanvekilinin imzası, hükümet iradesini göstermektedir. Ama Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılmamasının bir nedeni
olmalıdır. Belki Bakanlar Kurulunda bu tasarıyı imzalamayacak bakanların olmasıdır, ihtimallerden biri budur. Diğer ihtimal, toplumda böyle bir düzenlemeye karşı ciddi tepkiler olabilir; bu tepki karşısında teklifin arkasında hükümetin değil vekillerin olduğu izlenimi verilmek istenmektedir. Bizce bu teklif adı altında bir hükümet tasarısıdır" diye konuştu
"YEŞİL HAKKINDAKİ YAKALAMA KARARININ KALKTIĞI" İDDİASI
'MİT Kanunu'nda yapılan değişiklikle "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım hakkındaki yakalama kararının da düştüğüne ve soruşturma izninin Başbakan tarafından verilebileceğine yönelik iddiaların hatırlatılması üzerine Hamzaçebi, şunları söyledi:
"Teklife Komisyon görüşmeleri sırasında eklenen geçici madde uygulamasının çok doğal bir sonucudur bu. Yeşil olsun, diğerleri olsun, hangi MİT mensubu olursa olsun, hakkında bugün yargılama, kovuşturma sürüyor ise onların hepsi için Sayın Başbakanın izni gerekecektir. Bu da Sayın Başbakanımıza, hükümete hayırlı olsun. Bu ayrımı nasıl yapacaklar merak ediyorum. Hangileri için yargılama izni verecektir, hangileri için vermeyecektir, burada objektif bir ölçüyü nasıl koyacaktır doğrusu bilmiyorum. Bunun
objektif ölçüsü yoktur, subjektif ölçüsü vardır. Burada izin verme veya vermeme kararı keyfi kullanılacaktır, kişilere ve olaylara bağlı olarak kullanılacaktır. Bu da bir um. Böyle bir dizi, Sayın Nu demokraside olmaması gereken tutumdur."
Hamzaçebi, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin son yıllarda 'nefret söylemi' ve 'nefret suçu' olmak üzere iki yeni kavramla tanıştığını ve toplumu bölen, belli kesimleri, zayıfı, güçsüz olanları, azılıktakileri ötekileştiren ve mahkum eden bir anlayışla karşı karşıya olduğunu iddia etti. Hamçazebi, bazı medya kuruluşlarının da nefret söylemine katkıda bulunduklarını savunarak, bunun üzüntü verici olduğunu söyledi. Medyanın demokrasilerin çok önemli bir kurumu olduğunu ve temel
görevinin halkın haber alma özgürlüğünü yerine getirmesi olduğunu söyleyen Hamzaçebi, "Ancak medya bu amacını yerine getirirken, kendisini iktidar yanında konumlandıran bazı medya kuruluşları çok farklı söylemlerde bulunabilmektedir; nefret söylemini yükselten söyleme katkıda bulunabilmektedir" diye konuştu.
Bir televizyon kanalındaki dizi filmde Nur Serter adının 'toplumca kabul görmeyen, toplumun eleştireceği bir role yerleştirmek' suretiyle ötekileştirdiğini savunan Hamzaçebi, "Sayın Nur Serter'e bu dizide açıkça hakaret edilmiştir. Bunu insanlık adına kınıyorum. Sayın Nur Serter'i milletvekili kimliği nedeniyle, CHP milletvekili olması nedeniyle, düşünceleri nedeniyle eleştirebilirsiniz. Bu düşüncelere karşı çok sert eleştiriler yapabilirsiniz ama hiçbir zaman bir kişinin düşüncelerine karşı olmak,
karşıdaki kişiye, hele bu medya kuruluşuysa ona, hakaret etme hakkı vermez. Bu dizide Sayın Nur Serter'i hakaret edilmiştir. Ben ilgili televizyon kuruluşundan Sayın Nur Serter'den ve toplumdan özür dilemesini talep ediyorum. Bu özür yapılmalıdır. Sayın Nur Serter'in kırılan gururunu, incinen onurunu bu özür telafi etmeyecektir. Ama bu özür toplumdaki nefret söyleminin kökleşmesini en azından belki bir nebze önleyebilecektir. İlgili televizyon kuruluşunu kınıyorum. Böyle bir dizi, Sayın Nur Serter'in bu
şekilde konumlandırıldığı bir dizi olamaz. Bu açıkça Sayın Nur Serter'i hedef almış bir dizidir. O rol Sayın Nur Serter'i hedef almıştır. Bunun bir tesadüf olması mümkün değildir. Sayın Nur Serter'in isminin kamuoyunca bulunuyor olması nedeniyle dizideki bu rol tesadüfi olamaz. Ben bu hakaret içeren dizideki durum nedeniyle ilgili televizyon kuruluşunu Sayın Nur Serter'den özür dilemeye ve durumu düzeltmeye davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Hamzaçebi, bir soru üzerine, Serter'in kendi hukukçusuyla konuyu hukuki yönden değerlendirdiğini ve yasal haklarını kullanacağını belirterek, partilerine yönelik bir tutum var ise bunun da ayrıca parti hukukçuları tarafından değerlendirileceğini söyledi.
"12 YILLIK KESİNTİSİZ EĞİTİM TEKLİFİ, HÜKÜMET TASARISIDIR"
AK Parti Grup Başkanvekillerinin imzasıyla 12 yıllık kesintisiz eğitimle ilgili kanun teklifini de değerlendiren Hamzaçebi, CHP'nin de 8 yıllık zorunlu eğitimin süresinin uzatılmasını savunduğunu, ancak AK Parti'nin bu teklifinin CHP'nin savunduğu projeyi desteklemediğini söyledi. Hamzaçebi, "Onlar görünüşte bu süreyi artırır gibi bir düzenleme yaparken, öte taraftan bu süreyi parçalara bölerek bir başka uygulamanın kapısın aralamaktadır. Konuyu bizim Milli Eğitim Komisyonu üyelerimiz
değerlendirmektedir. Çıkan raporu CHP görüşü olarak kamuoyu ile paylaşacağız" dedi.
"Son dönemde AK Parti'nin hükümet tasarısı değil, milletvekili teklifi ile değişiklik düzenlemelerini Meclise getirmesini" nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Hamzaçebi, "Bu ilginç bir tutum. Önemli konular hükümet tasarısı olarak gelmiyor. Zorunlu eğitim de hükümet tasarısı olarak gelmemiştir . Normalde bu kadar önemli bir konunu hükümet tasarısı olarak gelmesi gerekir. Beş grup başkanvekilinin imzası, hükümet iradesini göstermektedir. Ama Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılmamasının bir nedeni
olmalıdır. Belki Bakanlar Kurulunda bu tasarıyı imzalamayacak bakanların olmasıdır, ihtimallerden biri budur. Diğer ihtimal, toplumda böyle bir düzenlemeye karşı ciddi tepkiler olabilir; bu tepki karşısında teklifin arkasında hükümetin değil vekillerin olduğu izlenimi verilmek istenmektedir. Bizce bu teklif adı altında bir hükümet tasarısıdır" diye konuştu
"YEŞİL HAKKINDAKİ YAKALAMA KARARININ KALKTIĞI" İDDİASI
'MİT Kanunu'nda yapılan değişiklikle "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım hakkındaki yakalama kararının da düştüğüne ve soruşturma izninin Başbakan tarafından verilebileceğine yönelik iddiaların hatırlatılması üzerine Hamzaçebi, şunları söyledi:
"Teklife Komisyon görüşmeleri sırasında eklenen geçici madde uygulamasının çok doğal bir sonucudur bu. Yeşil olsun, diğerleri olsun, hangi MİT mensubu olursa olsun, hakkında bugün yargılama, kovuşturma sürüyor ise onların hepsi için Sayın Başbakanın izni gerekecektir. Bu da Sayın Başbakanımıza, hükümete hayırlı olsun. Bu ayrımı nasıl yapacaklar merak ediyorum. Hangileri için yargılama izni verecektir, hangileri için vermeyecektir, burada objektif bir ölçüyü nasıl koyacaktır doğrusu bilmiyorum. Bunun
objektif ölçüsü yoktur, subjektif ölçüsü vardır. Burada izin verme veya vermeme kararı keyfi kullanılacaktır, kişilere ve olaylara bağlı olarak kullanılacaktır. Bu da bir um. Böyle bir dizi, Sayın Nu demokraside olmaması gereken tutumdur."
Kaynak:
Diğer Siyaset Haberleri
- Bakan Çağlayan Mersin'de
- Bakan Bağış: “sanat Asla İdeolojiye Hapsedilmemeli”
- Hızlı Davranan Belediye, Kentsel Dönüşümden Faydalanacak
- Aihm Davalarına, Tazminat Çözümü
- Bakan Yıldırım Hain Saldırıyı Kınadı
- Ak Parti"den, Tutuklama Kararlarına Yeni Düzenleme Teklifi
- Uludere"de İstihbaratın Abd"den Geldiği Haberi
- Has Parti Genel Başkanı Kurtulmuş Iğdır"da
- Bakan Yıldırım"ın İzmir Temasları
- Bbp Genel Başkanı Destici: "Türkiye'nin Birinci Gündem Maddesi Terördür"
- Chp Lideri Kılıçdaroğlu: "Hükümet, Abd'yi Milli Kaynak Olarak Mı Görüyor?"
- Mhp Grup Başkanvekili Oktay Vural:
- Chp"li Sakine Öz'den Bombaj Yapmış Süt Paketleriyle İlgili İddialar
- Chp Grup Başkan Vekili Muharrem İnce:
- Yılmaz Şanlı"nın Adaylık Sıkıntısı
- Bakan Davutoğlu, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başbakanı Barzani İle Görüştü
- Chp"li Öz"den Zam Tepkisi
- “istanbul World Polıtıcal Forum” Başladı
- Bakan Yıldırım, Üç Boyutlu Alışveriş Merkezinin Açılışına Katıldı
- Büyükşehir Sayısı Artacak




Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.